Elektra Elektronik Genel Müdürü Şakar: “Türk markalı ürünlerin dünya pazarındaki hakimiyetini artırmayı hedefliyoruz”

Alçak gerilim trafo ve reaktör sektörünün lider şirketlerinden Elektra Elektronik Genel Müdürü Armağan Şakar ile şirketin enerji sektörüne yönelik ürünleri, Ar-Ge faaliyetleri ve yatırım planlarını konuştuk. Türk markalı elektronik ürünlerin dünya pazarlarındaki hakimiyetini daha da artırmayı hedeflediklerini belirten Şakar, “Harmonik çözümlerimiz arasında yer alan, Türkiye’de ilk ve tek üreticisi olduğumuz, sanayicilerin enerji kalitesi sorunlarına son veren yüksek teknoloji ürünümüz DynamiX Aktif Harmonik Filtre’mizi daha da geliştirerek dünya çapında bir ürün haline getirmeyi planlıyoruz” diyor.

Kısaca kendinizden ve iş yaşamınızdan bahseder misiniz?

1952 yılında İstanbul’da doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ankara’da tamamladıktan sonra, Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Elektronik Bölümü’nden 1975 yılında mezun oldum. Şirketimizin Genel Müdürlük biriminde ben görev alıyorum. Kuruluşundan bugüne 42 yıldır Elektra Elektronik’in yönetiminde aktif olarak bulundum. Hem gönlümü hem de ömrümü bu işe verdim diyebilirim. Bu yola çıkarken en başından beri 3 temel hedefimiz vardı. Önce iç pazarda kalıcı bir yer edinmek, ardından yurt dışı pazarlara açılmak ve aynı şekilde global arenada da alanımızda bilinen ve tercih edilen bir firma olmak. Son olarak da tüm bunları yaparken iş yapış biçimimiz, kalitemiz ve teknolojilerimizle sektörümüze öncülük etmek. Bu sene 42. yılını kutlayan köklü bir şirket olarak tüm bu hedeflerimize ulaşmış olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz.

Elektra Elektronik Genel Müdürü Armağan Şakar

Elektra Elektronik, hangi sektörlere ne gibi ürün ve hizmetler sunuyor?

Elektra Elektronik olarak, 42 yıl önce İstanbul’da hikayemiz başladı. Bugün elektronik alanında köklü geçmişimizi ve bilgi birikimimizi yeni nesil teknoloji ile birleştirerek öncü ürünler ve çözümler sunuyoruz. Üretim kapasitemiz, çalışan sayımız ve ihracat oranımız açısından Türkiye’de alçak gerilim trafo ve reaktör sektörünün lider firması konumundayız. Transformatör, reaktör, sargılı elemanlar, enerji kalitesi ve güç elektroniği çözümlerimizle Türkiye’de ve dünya genelinde inşaat, raylı sistemler, elektrik, elektronik, otomasyon, robotik, demir çelik, makine, vinç sanayi, asansör, aydınlatma, sağlık, savunma sanayii ve denizcilik başta olmak üzere pek çok farklı sektörün önde gelen projelerinde enerji kalitesi için hizmet sağlıyoruz.

Yurtdışı faaliyetlerinizden bahseder misiniz? Önümüzdeki dönemde hangi bölge ya da ülkelere ağırlık vermeyi planlıyorsunuz?

Almanya Köln merkezli Elektra Power Quality adlı şirketimizle Almanya pazarında da yer alıyoruz. Bu şirketimiz Elektra Elektronik’in yurt dışına yönelik ticari faaliyetlerine büyük katkı sağlayan önemli bir yatırımımız olarak öne çıkıyor. Çin’e elektronik ürün satmayı başarabilen nadir Türk firmaları arasındayız. Bununla birlikte Çin’de ve Amerika’da satış ofisimiz de bulunuyor.

İstanbul’daki fabrikamızdan Çin, İspanya, Almanya, Fransa, Yeni Zelanda ülkeleri başta olmak üzere Afrika, Ortadoğu ve Güney Amerika bölgeleri ile toplamda 6 farklı kıtada 60 ülkeye kendi ürettiğimiz trafo ve elektronik ürünlerin ihracatını gerçekleştiriyoruz. Toplam ciromuzun yüzde 50’sini oluşturan ihracatımızın yüzde 40’ını Avrupa’ya yapıyoruz. Bu yıl ayrıca Kanada ve Portekiz pazarlarına girmeyi hedefliyoruz.

Ar-Ge yatırımlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Elektra Elektronik olarak, 2010 yılından itibaren Ar-Ge’ye yaptığımız yatırımlarla sektörümüzde daha da öne çıkmaya başladık. 2019’da fabrikamızın kapasitesini iki katına çıkararak 10 bin metrekareye ulaştıran bir yatırım gerçekleştirdik. Sürekli gelişim anlayışımız ışığında tüm ürünlerimizde geliştirme çalışmalarına devam ediyoruz.

Bir süredir Ar-Ge merkezi olmak için süreçlerimiz devam ediyordu. Ve yakın zamanda tüm süreçlerimizi tamamlayarak Ar-Ge merkezi olmayı başardık.  Elektra Elektronik olarak, bu yolda son beş yılda ciromuzun yüzde 3’ünü Ar-Ge’ye harcadık. Ar-Ge Merkezi olmamızla önümüzdeki dönemde orta gerilim sargılı eleman ürünleri ve denizcilik sektörüne yönelik niş ürünler geliştirmeye ağırlık vereceğiz. Şimdiye kadar iki adet TÜBİTAK TEYDEB projesini tamamladık.  Toplamda aldığımız destek 5 Milyon TL’yi aştı. Bir yandan teknoloji geliştirme süreçlerinde üniversite-sanayi iş birliği çalışmalarına devam ediyoruz. Bu kapsamda İstanbul Teknik Üniversitesi ve Işık Üniversitesi ile ortak çalışmalar yürütüyoruz.

Hedefimiz daha güçlü Ar-Ge çalışmaları ile yeni nesil elektronik ürünler üretmek, test ve ölçüm faaliyetlerini kendi bünyemize almak, üretim, depo takibi ve diğer bütün süreçlerimizi buluttan takip etmek. Tüm bu çalışmalarımız sonucunda Türk markalı elektronik ürünlerin dünya pazarlarındaki hakimiyetini daha da artırmayı amaçlıyoruz. Harmonik çözümlerimiz arasında yer alan, Türkiye’de ilk ve tek üreticisi olduğumuz, sanayicilerin enerji kalitesi sorunlarına son veren yüksek teknoloji ürünümüz DynamiX Aktif Harmonik Filtre’mizi daha da geliştirerek dünya çapında bir ürün haline getirmeyi planlıyoruz.

42 yıllık köklü bir firmasınız. Başarınızı hangi faktörlere borçlusunuz?

Ar-Ge yatırımlarına ve inovasyona büyük önem veren bir şirket olarak, yönetim anlayışımızın temelini “önce insan” felsefesi üzerine kurduk. Üretim hattında sarım yapan çalışanlardan depodaki görevliye, proje müdüründen satış direktörüne kadar pek çok farklı pozisyonda 20 seneyi aşkın süredir şirket bünyemizde görev alan çalışanlarımız bulunuyor. Ekibimizin sürekli gelişimi ve kariyer hedeflerine ulaşması için yatırım yapıyoruz. Kadın istihdamına büyük önem veriyoruz, 130 kişilik ekibimizin yarısı kadınlardan oluşuyor. Alanında uzman, doktora ve yüksek lisans eğitim seviyesine sahip mühendis kadromuz ile sunduğumuz çözümlerin mühendisliğini, tasarımını ve üretimini tamamen kendi insan kaynaklarımızla gerçekleştiriyoruz.

Endüstriyel işletmelerde enerji daha verimli nasıl kullanılır?

Elektrik enerjisini verimli kullanmak endüstriyel işletmelerde “kompanzasyon” ile sağlanabiliyor. Kompanzasyon, elektrik akımı ile gerilim arasındaki faz farkının en ideal olabilecek açıya getirilerek sistemi olumsuz etkileyen reaktif güçlerin sıfıra yaklaştırılması anlamına geliyor. Böylece enerji iletim hatlarının ve şebekenin gereksiz yere yüklenmesine sebep olan ve kayıpları artıran “reaktif güç” minimum seviyede tutuluyor. Reaktif gücü dengeleme ve akım ile gerilim arasında oluşan faz farkını olabildiğince azaltma işlemine ise “reaktif güç kompanzasyonu” deniyor. Reaktif güç kompanzasyonu yapılmadığı zaman şebekede kayıplar oluşuyor, iletim hatları ve kablolar daha fazla akım çekiyor ve bu yüzden büyük gerilim düşümleri meydana geliyor. Hatlarda gerilim düşümlerinin meydana gelmesi ise enerji taşıma kapasitesini düşürüyor. Sonuç olarak kompanzasyon sayesinde daha kaliteli, daha ucuz ve daha verimli bir enerji kullanmak mümkün oluyor.

Reaktif güç kompanzasyonunu başarılı bir şekilde gerçekleştiremeyen üretim tesislerinde, ihtiyaç duyulan aktif elektrik enerjisinden hariç olarak elektrik sistemi şebekeden düzensiz olarak güç çekiyor. Sürekli olarak çekilen ve tüketilmeyip üretim tesisine geri gönderilen bu reaktif enerji sonucu kaybedilen milli kaynaklar nedeniyle bu bedel işletmelere ceza olarak yansıtılıyor. Bu cezaya ise “reaktif güç cezası” deniyor.

Elektra Elektronik olarak değişken elektrik enerjisi yüklerine sık rastlanılan otomotiv, beyaz eşya gibi sektörlerde kritik önem taşıyan reaktif güç kompanzasyonunu sorunsuz ve hızlı bir şekilde gerçekleştirebilen aktif harmonik filtreler sayesinde işletmelerin yüksek meblağlarda reaktif güç cezası ödemelerinin önüne geçiyoruz.

Pandemi ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar faaliyetlerinizi ne yönde etkiledi?

Bu süreçte müşteriler yatırımlarını erteledi, genel olarak pandemi sebebiyle tedarik zinciri kırıldığı için teslim süreleri uzadı. Ancak biz Elektra Elektronik olarak bu süreci tedbirli karşıladık. Döviz kurundaki dalgalanmalar tüm sektörleri olduğu gibi bizi de etkilese de artışları minimize ederek üretimimizi sürdürüyoruz.

Rusya-Ukrayna savaşı emtia fiyatlarında ciddi artışlara neden oluyor. Bu fiyat artışları üretiminizi etkiliyor mu?

Rusya-Ukrayna savaşı üretimimizi etkilemese de üretim maliyetlerimizi etkiliyor. Dolaylı olarak fiyatlardaki artış müşterilerimizi etkiliyor, bu sebeple emtia fiyatlarındaki artışı fiyatlarımıza minimum miktarda yansıtmaya çalışıyoruz. Genel giderleri kısarak müşterilerimize yansıyan zam oranını düşük tuttuğumuz bir yaklaşımla bu süreci yönetiyoruz.

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Total
0
Share