PÜİS’ten akaryakıt bayilerine karlılık reçetesi

PÜİS Genel Başkanı İmran Okumuş, akaryakıt bayilerinin yaşadığı sıkıntılardan kurtaracak reçeteyi açıkladı. Petrol piyasası fiyat metodolojisi içinde tanımlı olmayan, rafineri fiyatının altında dağıtıcı lehine oluşan gri bir karlılık alanı olduğunu söyleyen Okumuş, “Bu gri alanda yüzde 5’lere varan bir kar marjı var. Önerimiz, en az yüzde 5’lere varan bu marjın fiyat metodolojisinin içine entegre edilerek toplam kar payına ilave edilmesidir” dedi.

Son dönemde artan akaryakıt fiyatları ve işletme maliyetlerinden olumsuz etkilenen bayiler PÜİS’in Ankara’da düzenlediği Ulusal Bayi Buluşması’nda bir araya gelerek, sorunlarını masaya yatırdı.

Toplantıda konuşan Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS) Genel Başkanı İmran Okumuş,  akaryakıt sektörünün sorunlarını 100 maddede sıraladı. Başka bir sektörde bu kadar çok sorun olmadığının altını çizen Okumuş, “Saydığım sorunların her biri akaryakıt bayilerinin ekonomik sıkıntıya sokan, itibarını zedeleyen, vatandaşla ilişkisini bozan gerçek sorunlar. Evet sorunlarımızın farkındayız. Çözüm yollarını çok da iyi biliyoruz. Zaten PÜİS olarak bugüne kadar onlarcasını çözüme kavuşturduk. Bugün hala 100 tane çözülmesi gereken sorundan bahsediyorsak, bugün Anadolu’da kapısına kilit vurmayı düşünen binlerce bayi varsa, bu bizim az çalışmamızdan değil, akaryakıt sektörünün para basan darphane gibi görülmesinden kaynaklanıyor. Herkesin gözü bizim üstümüzde. Herkes sektörün bir tarafından tutmuş çekiştiriyor. Herkes bizden bir parça koparma peşinde. Ama bizim dayanacak gücümüz kalmadı” dedi.

“Gelirimiz giderimizi karşılamıyor”

Bugün tüm bayilerin zarar ettiğini ifade eden Okumuş, birçok bayinin iflas noktasına geldiğini söyledi. Okumuş, şöyle devam etti:

“Gelirimiz giderimizi karşılamıyor. Elektrik faturamızı bile ödemekte zorlanıyoruz. Akaryakıt fiyatları öyle hızlı artıyor ki, başımız dönüyor, sattığımız malın yerine yenisini koyamıyoruz. Kredi kullanmadan, borç almadan ticaret yapan tek bir bayi yok. Hatta birçoğunun elinde teminat göstereceği değerli bir mal varlığı kalmadığı için bankalardan kredi dahi alamıyor. Hal böyleyken akaryakıt fiyatları arttıkça bayilerin daha fazla para kazandığını düşünen çok geniş bir kesim var. Biz bayinin ne kazandığını, maliyetlerinin ne olduğunu, fiyatların nasıl belirlendiğini kamuoyuna doğru biçimde anlatmak zorundayız.”

“Her fiyat artışında biz de mağdur oluyoruz”

Akaryakıt fiyatlarının artışında bayilerin tek bir kuruşluk etkisinin dahi bulunmadığını vurgulayan Okumuş, fiyatların uluslararası piyasalarda şekillenip, EPDK’nın belirlediği metodoloji doğrultusunda oluşturulduğunu söyledi. Bayilerin de dağıtıcılar tarafından tavsiye edilen fiyatlar doğrultusunda vatandaşlara satış yaptığını dile getiren Okumuş, şöyle konuştu:

“Her fiyat artışında tıpkı vatandaşlarımız gibi biz de mağdur oluyoruz. Hatta bizim uğradığımız ekonomik kayıp, vatandaşlarımızın kayıplarının çok daha üzerinde ve ötesindedir. Elektrikten doğalgaza, işçi ücretlerinden aldığımız yakıtın fiyatına kadar her şey inanılmaz hızlı artıyor. İşletme maliyetlerimizdeki bu büyük artışlar sermayemizi hızla eritiyor, bizleri ekonomik bir darboğaza sürüklüyor. Vatandaşlarımızın akaryakıt fiyatlarının artışına karşı duyduğu öfkeyi, üzüntüyü canı yürekten yaşıyor ve paylaşıyoruz. Vatandaşımızın deposunu doldururken fazladan verdiği her bir lirayı kendi cebimizden çıkmış gibi hissediyor ve her gün “yeni bir zam gelmesin” diye Allah’a dua ediyoruz. Çünkü her zam geldiğinde biz de batıyoruz. Bu artışlar yüzünden ne vatandaş aracının deposunu fulleyebiliyor, ne de biz istasyonlarımızdaki tankları doldurabiliyoruz. Bunlar samimi duygu ve düşüncelerimiz. Yüreğimizle konuşuyoruz.”

PÜİS’ten reçete

PÜİS olarak akaryakıt fiyatlarının indirilmesine yönelik bazı somut önerileri de paylaşan Okumuş, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi sizlerle bayilerin kurtuluş reçetesini açıklayacağım. Enflasyonu arttırmayacak bu reçete, aynı zamanda deposunu dolduramayan ve litre litre akaryakıt satın almak zorunda kalan tüketicileri de rahatlatacak bir tekliftir. Dağıtım şirketlerinin “Toptan satış” adı altında rafineri fiyatının yüzde 3’ü, hatta daha büyük oranlarda indirimler yaparak istasyonlar dışındaki mecralarda satış yaptıklarını biliyoruz. Rafineri fiyatının yüzde 3 ve daha altında satış yapılması, dağıtım şirketlerinin ekstradan başka karlarının olduğunu gösteren en önemli bir unsurdur. Kimse zararına ticaret yapmaz, bu eşyanın tabiatına aykırıdır. Petrol piyasası fiyat metodolojisi içinde tanımlı olmayan, rafineri fiyatının altında dağıtıcı lehine oluşan gri bir karlılık alanı var. Bu gri alanda yüzde 5’lere varan bir kar marjı var. Yani aşağı yukarı bayi ve dağıtıcının toplam karına yakın bir orandan bahsediyorum.  Buna ek olarak ithalat avantajına sahip dağıtıcıların bu akaryakıtı gerçekte hangi fiyata aldıklarını hiçbirimiz bilmiyoruz. Dolayısıyla karlılıklarını kendilerinden başka kimse bilmiyor. Kaldı ki dağıtıcılar açısından bakıldığında, ürünlerin satışı toptan da olsa, pompadan da yapılsa tamamı teknik özellikler ve maliyet açısından bir fark yaratmıyor. Özellikle büyük çapta ithalat yapma gücüne sahip dağıtıcıların sadece kendi çıkarlarına hizmet eden bu duruma son verilmesi gerektiğini düşünüyor ve bunu talep ediyoruz. Çünkü kanunun ruhunda olan şeffaf piyasa yapısına aykırı olan, metodolojide yer almayan ve daha da önemlisi hiç adil olmayan bu durumun acilen düzeltilmesi gerekiyor. Önerimiz, bahsettiğimiz en az yüzde 5’lere varan bu marjın fiyat metodolojisinin içine entegre edilerek toplam kar payına ilave edilmesidir. Bu konuda adalet ancak bu şekilde tesis edilebilir. Bu önerimiz, enflasyonu arttırmayacak, tüketicinin yararına olacak ve bayilerin kar marjı sorununu çözecektir.”

PÜİS ANKARA BÖLGE BAŞKANI CANTEKİN: “BAYİLER BATIYOR” başlıklı haber için tıklayın…

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Total
0
Share